In Press

20 YILDA 41 STAJYER AVUKAT YETİŞTİRDİLER

A.A

İzmir’de Türkoğlu&Türkoğlu Hukuk Bürosu, 20 yıl içinde 41 stajyer avukat yetiştirdi.

Avukat Kübra Türkoğlu ile Mesut Türkoğlu’nun yanında staj yapan 41’inci avukat İdil Pelit, geçtiğimiz gün, İzmir Barosu’nda yapılan törende cübbe giyip, yemin ederek avukatlık ruhsatnamesini aldı. Pelit’in cübbesini ise Türkoğlu çifti birlikte giydirdi.

Avukat Kübra Türkoğlu, bugüne kadar şu anda Cumhuriyet Savcılığı da yapan çok sayıda stajyer yetiştirmekten mutlu olduklarını söyledi. Türkoğlu, “Büromuz adeta bir fabrika gibi. Meslekteki gençlere her zaman kapımız açık. Stajyer yetiştirmeye devam edeceğiz” dedi.


Haberin tarihi: 05.06.2012



Şiddet uygulayan kadına evden uzaklaştırma cezası

A.A

İzmir'de alkol alıp üvey kızlarına ve eşine şiddet uyguladığı öne sürülen kadına 6 ay evden uzaklaştırma cezası verildi.

C.D, avukatı Kübra Türkoğlu aracılığıyla, eşi N.D'nin alkol bağımlısı olduğunu, ilk eşinden olan 4 kızına şiddet uyguladığını ileri sürerek, İzmir 10. Aile Mahkemesine, eşinin evden uzaklaştırılması talebiyle başvurdu.

Karısının alkol aldığında kendisini kaybettiğini, çocuklara şiddet uyguladığını, bu nedenle kızlarından 3'ünün annesinin evine gitmek zorunda kaldığını savunan C.D, eşinin bir keresinde kendisini de bıçakladığını öne sürdü.

İzmir 10. Aile Mahkemesi, Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun gereğince N.D'ye, eşine, yaşadıkları eve, eşinin çocuklarına ve iş yerine 6 ay süreyle yaklaşmama cezası verdi. N.D'nin ayrıca bir tedavi merkezine gitmesini de karara bağladı.

Bu arada C.D, İzmir 8. Aile Mahkemesine de boşanma davası açtı.

Haberin linki:
 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/11133849.asp
Haberin tarihi: 04 Mart 2009



‘Kısa boylu’ eşin intikamı

İZMİR'de Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim görevlisi 35 yaşındaki E.Ç.D'nin, severek evlendiği eşi bilgisayar tasarımcısı 34 yaşındaki E.D hakkında, kendisini beğenmeyip sık sık ‘kısa boylu’ diye alay ettiği ve işyerinde çalışan bir başka bir kadınla kendisini aldattığını iddia ederek açtığı boşanma davası sonuçlandı.

Hakim, Ekrem Dora'nın, Elif Çağrı Dora'ya 10 bin TL manevi 15 bin TL maddi toplam 25 bin TL tazminat ödemesine karar verip, çifti boşadı.

Elif Çağrı Dora, 1992 yılında Ege Üniversitesi'nde okurken tanıştığı Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü'nde okuyan Erem Dora ile 6 yıllık flört, 2 yıllık nişanlılık döneminin ardından 2000 yılında evlendi. Çiftin evlilikleri ilk yıllarından mutlu bir şekilde geçti. Dora çiftinin evlilikleri, Erem Dora'nın 2006 yılında kısa dönem askere gidip gelmesinin ardından çatırdamaya başladı. Erem Dora, Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgi İşlem Dairesi'ndeki (DEVAK) işinden ayrılıp, özel bir bilgisayar yazılım şirketinde çalışmaya başladı. Eve geç gelmeye başlayan Erem Dora, eşine işyerinde kurs olduğunu bu yüzden geç geldiğini söyledi. Şüphelenerek eşini takip etmeye başlayan Elif Çağrı Dora, iddiaya göre bir gün eşini aynı şirkette çalışan Z.D. ile bir restoranda sarmaş dolaş yemek yerken ve otomobile binerken gördü.

‘BOYUMUN KISALIĞINI ÖNCEDEN GÖRMEDİ Mİ?’

E.Ç.D, avukatı Kübra Türkoğlu aracılığıyla, eşinden ‘Şiddetli geçimsizlik' sebebiyle boşanmak için İzmir 9'uncu Aile Mahkemesi'nde dava açtı. Genç kadın, avukatı aracılığıyla verdiği dava dilekçesinde şöyle dedi:
“Eşim yazılım şirketinden çalışmaya başladığından beri bana karşı ilgisiz kaldı. Yolda giderken ‘Sen ne kadar da kısa boyluymuşun' diyerek alay etmeye başladı. Benimle flört ederken kısa boylu olduğumu görmedi mi? Aldığım hormon ilaçları nedeniyle saçlarım döküldü. Eşim ve ailesi bununla da alay etti. İşyerinde çalışan Z.D. ismindeki bayanla ilişkisinin olduğunu delillerle tespit ettim. Kendisini Z.D.'le birlikte restoranda samimi bir şekilde yemek yerken yakaladım. Bu olay evliliğimizin sonu oldu. Psikolojik tedavi gördüm. Boşanmak için 20 bin YTL maddi, 50 bin YTL manevi toplam 70 bin YTL tazminat ile aylık bin YTL tedbir nafakası istiyorum.”

E.Ç.D'nin avukatı Kübra Türkoğlu, mahkemeye E.D'nin Z.D. ile işyerinde ve restoranda çekilmiş samimi görüntülerini delil olarak sundu.

SADECE İŞ ARKADAŞIYMIŞ

E.D ise avukatı aracılığıyla verdiği cevap dilekçesinde, eşinin iddialarının asılsız olduğunu öne sürerek şunları kaydetti:
“Babası bu birlikteliğe baştan beri karşı çıkmıştır. Kısa boylu ve geniş kalçalı olması, hiçbir zaman alay konusu olmamıştır. Birbirlerine söyledikleri birçok takılma tarzındaki şakalar, birbirlerini tanıdıkları yıllardan beri süregelmiştir. Elif de eşine ‘kepçe kulak, koca burun, tipsiz, sıska, küçük elli' demiştir. Bunlar karı koca arasında yapılan şakalar olduğundan gülünüp geçilmiştir. Elif, aşırı kıskanç birisidir. Müvekkilimin Z.D. ile de bir ilişkisi yoktur, sadece iş arkadaşıdırlar. Haksız ithamlar karşısında müvekkilim de boşanmak istiyor. Maddi ve manevi tazminat davasının reddini istiyoruz. Herhangi bir sebep yokken evliliği sona erdirmek isteyen davacının kendisidir. Müvekkilim tüm zorlukları göze alarak evlendiği eşinin müşterek haneyi terk etmesi nedeniyle çok üzülmüş ve kendini işine dahi verememiştir. Bu nedenle 15 bin YTL manevi tazminat talep ediyoruz.”

İzmir 9'uncu Aile Mahkemesi'nde görülen davanın son duruşmasında çiftin ‘şiddetli geçimsizlik’ nedeniyle boşmalarına karar verildi. Hakim, ayrıca kusurlu bulduğu kocanın E.Ç.D'ye, 10 bini manevi, 15 bini maddi toplam 25 bin TL tazminat ile aylık 75 TL nafaka ödenmesine hükmetti. Koca E.D'nin tazminat istemini ise reddetti.

Haberin linki:
 http://www.hurriyet.com.tr/gundem/10783112.asp?gid=229
Haberin tarihi: 15 Ocak 2009



Sünnet için çocukları karar verecek

İzmir'de doktor T.B.S'nin, eski eşinin 11 yaşındaki ikiz çocuklarını sünnet ettirmesi istemine karşı çıkarak dava açtı. Baba Y. D, annenin, "Çocukların sünnet olup olmamaya 18 yaşına geldiklerinde kendilerinin karar vermeleri" yönündeki isteğini kabul etti. Sayman'ın avukatı Kübra Türkoğlu, bu uzlaşmanın 7 Kasım'da verilecek kararda kesinleşeceğini söyledi.

Rapor hazırlandı
Mahkeme tarafından görevlendirilen İzmir 1. Aile Mahkemesi psikoloğu Derya Sönmez ve pedagog Özkan İncenazlı, anne T.B.S ve çocuklar U.D. ve E.D. ile görüşerek 6 sayfalık rapor hazırladı. Raporda, "Sünnetle ilgili olarak yapılacak yanlışlıklar, çocuğun bugün ve ilerideki hayatında cinsel yaşamı ve kişiliğinin gelişiminde travma etkisi yaratabilecek durumlara yol açabilmektedir" denildi.
Raporda, pratisyen hekim olan Sayman'ın, "Küçük kardeşimin sünnetini izledim. O zamandan beri sünnetin gereksizliğini düşünüyordum. Erkek çocuklarım olup biraz büyüdüklerinde stresim ve şüphelerim arttı" sözlerine yer verildi.

'Annem kitaptan etkilenmiş'
Raporda, çocuklardan U.D.'nin sünnetle ilgili düşünceleri şöyle yer aldı: "Amerika'da bir çocuğun cinsel organını tam kesmişler ve doktor büyük bir tazminat ödemiş. Annem bunu kitaptan okumuş ve etkilenmiş. Annem neler olabileceğini söylediğinde kararım kesinleşti, olmamaya karar verdim. Sadece gelenek, Müslümanlıkla ilgisi yok, beş şarttan biri değil, Musevilikte de var." E.D. de "18 yaşımda kendim karar vermek istiyorum" dedi.


Haberin linki:
 http://www.milliyet.com.tr/2006/09/19/yasam/yas11.html
Haberin tarihi: 19 Eylül 2006